Apilarnil ve Ana Arı Larvası

Apilarnil ve Ana Arı Larvası

            Apilarnil, erkek bal arısının larva halidir. Apilarnil adı, Avrupa bal arısı Apis Melliferanın (Api), larvanın (Lar) ve Romen bilim adamı Nicolae Iliesiu’ nun adının baş harflerinden (Nil) oluşuyor.

            Bu konudaki ilk bilimsel çalışmalarda ekonomik değeri düşük olduğu için erkek arı larvaları ile çalışılmış, önce hayvanlar üzerinde daha sonra insanlar üzerinde faydaları görülmüştür ve erkek arı larvasına “Apilarnil” denilmiştir. Daha sonraki çalışmalarda, arı sütü üretiminde değerlendirilemeyen ana arı larvaları araştırılmaya başlanmış, Apilarnil ile Ana arı larvası arasında benzerlikler ve bazı farklılıklar tespit edilmiştir.   

            Konuyla ilgili kaynak ve aynı kaynaktan alıntı yaparak devam edeyim. http://dergipark.gov.tr/download/article-file/604701

            “Romanya’da yürütülen bir araştırmada apilarnil, ana arı larvası ve arı sütüne ait bazı kimyasal özellikler Çizelge 1’de verilmiştir. Çalışmada, ana arı larvasında lipid ve protein düzeyinin apilarnilden daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Arı sütü ve ana arı larvasında saptanan 10 HDA’nın, apilarnilde bulunmadığı görülmektedir. Karbonhidrat bakımından arı sütünün, esansiyel aminoasit oranı ve serbest aminoasit oranı bakımından ise apilarnil ve ana arı larvasının zengin olduğu görülmektedir (Hryniewicka ve ark., 2016; Mărgăoan ve ark., 2017). Araştırmada saptanan toplam 31 aminoasitten dokuzunun insan vücudu için gerekli olduğu belirlenmiştir. Özellikle tirosin sağlıklı ve düzgün işleyen bir sinir sisteminin gelişmesi ve muhafazası için gerekli olan bir aminoasittir. Vücudun stres ile mücadelesini destekler, bilişsel fonksiyonlar ile hafızayı güçlendirmeye yardımcı olur. Özellikle ana arı larvasında tirosin düzeyinin apilarnilden yaklaşık iki kat daha fazla olduğu saptanmıştır. Kasların gelişmesinde, korunmasında, yaraların iyileşmesinde, alkol bağımlılığını ve tatlı düşkünlüğünü azaltmada, bunamada, bitkinlik, depresyon ve iktidarsızlıkta, zekanın gelişmesinde, bağışıklık sisteminin güçlenmesinde ve glikojen depolarını arttırmada oldukça faydalı olan glutamik asit ise apilarnilde, ana arı larvası ve arı sütünden daha yüksek bulunmuştur (Mărgăoan ve ark., 2017).

            Apiterapötik ana arı larvaları, bağışıklık, kronik hepatit, inme, kalp rahatsızlıkları, kas hastalıkları için apikokteylerde 2 gram/gün olarak kullanılabileceği belirtilmektedir. Yine nörolojik hastalıklar veya kalp problemleri için hastanın durumu göz önüne alınarak hekim tavsiyesi ile 3 gram ana arı larvasının 3 gram balla karıştırılarak günlük doz olarak tüketilebileceği ifade edilmektedir.

             Bundan başka, bal arısı larvalarının erkek hormonları bakımından zengin olduğu ve erkek iktidarsızlığı tedavilerine yönelik çalışmalar bulunmaktadır.

             Apilarnil veya Ana Arı Larvası, ergenlik öncesindeki çocuklarda kullanılmamalıdır.

Apilarnil ve Ana Arı Larvası” için 3 yorum

  • 05/02/2019 tarihinde, saat 14:14
    Permalink

    Teşekkür ediyorum Kenan Hocam güzel bilgilendirme olmuş eline sağlık

    Yanıtla
  • 15/06/2019 tarihinde, saat 16:16
    Permalink

    Ana ari larvalari veya acılarım 2 yaş sistemik jia (Romatoit artirit- otoimmunsistem rahatsizligi) kullanılabilir mi

    Yanıtla
    • 21/06/2019 tarihinde, saat 21:25
      Permalink

      Biz üreticiyiz, sorunuza Apiterapi alanında çalışan tıp doktorları cevap verebilir.

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir